Kadında Tüplerin Bağlanması (tüpligasyon) nasıl yapılır?

Kadında yumurtayı taşıyan tüplerin ameliyatla bağlanmasıdır. Uygulandıktan sonra artık gebe kalınmaz.Tüplerin bağlanması, kadının cinsel isteğinde, adet düzeninde, vücut yapısında herhangi bir değişiklik meydana getirmez, bütün bu olaylar eskisi gibi devam eder.

Nasıl Korur?Kadınlarda yumurtalıktan atılan yumurta hücresi tüplerden geçerek rahme ulaşır.

Olumlu Yönleri Nelerdir?

Yaklaşık %100 etkilidir. Gebe kalma olasılığı yok denecek kadar azdır.

Kolay bir ameliyatla, kadını ömür boyu gebelikten kesin bir şekilde korur.

Anne sütüne zararlı etkisi yoktur.

Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmaz.

Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu) Nasıl Yapılır?

Kadında yumurtayı taşıyan tüplerin ameliyatla bağlanmasıdır. Yumurtlama döneminde yumurta hücresine sperm taşıyan “fallop” adı verilen kanalcıkların tahrip edilerek, sperm iletemez duruma getirilmesidir. Tüplerin bağlanması, kadının cinsel isteğinde, adet düzeninde, vücut yapısında herhangi bir değişiklik meydana getirmez, bütün bu olaylar eskisi gibi devam eder.Kadın sadece doğal yollarla gebe kalamaz.Spermler yumurtaya ulaşamazlar ve sonuçta gebelik oluşmaz.

Gebelik nasıl engellenir ?

Kadınlarda yumurtalıktan atılan yumurta hücresi tüplerden geçerek rahme ulaşır.Tüpler kapatılınca, kadının yumurta hücresi sperm ile birleşemediğinden döllenme olmaz ve böylece gebelik gerçekleşmez.

Avantajları nedir?

Tüp Ligasyonu nedir? Nasıl yapılır?

Geri dönüşsüz kalıcı bir cerrahi sterilizasyon yöntemidir.

Kadınlarda her iki fallop tüplerinin mekanik olarak kapatılması işlemidir.

Tüp Ligasyonunun İstenmeyen Gebelikleri Önleme Etkisi Ne Kadardır?

En etkili kontraseptif yöntemlerinden biridir.Başarısızlık oranı binde 1 kadardır.

Tüp Ligasyonu için Yasal Durum

Türkiye’de 1983 yılında çıkarılmış olan 2827 sayılı yasaya gore ‘’18 yaşını tamamlamış kadınlar kendi isteğiyle,evil ise eşinin de onayı ile Tüp Ligasyonu yaptırabilirler.

Sağlık personelinin görevi bireylerin durumlarını iyi inceleyerek bilinçli seçim yapmalarına yardımcı olmaktır.

Kadında Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu) Nedir?

Kadınlarda tüplerin bağlanması (tüp ligasyonu) ilk ne zaman uygulanmıştır?

Kadın üreme organlarında spermle yumurtanın buluşmasını engellemek için geliştirilen cerrahi bir yöntemdir. İlk kez 1823 yılında uygulanmıştır.

Kadınlarda tüplerin bağlanması (tüp ligasyonu) halk arasında nasıl bilinir?
Halk arasında kanalların bağlanarak yapılan kısırlaştırma ameliyatı, "kordonların bağlanması", "yumurta kanallarının bağlanması" gibi isimlerle bilinmektedir. Tıptaki ismiyle tubal sterilizasyon ameliyatı artık kesin olarak çocuk istemeyen çiftlere uygulanan cerrahi bir yöntemdir.

Tüp Bağlatma Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Tüp bağlatma (Tüp ligasyonu) operasyonu yapılış tekniği olarak laparoskopik ve açık ameliyat şekilde 2 şekilde yapılır. Her yöntemde de işlem benzerdir, sağda ve solda bulunan iki tüp ortalarından kesilir ve bağlanır bu sayede sperm ve yumurtanın tüplerden geçerek birbirine ulaşması engellenmiş olur.

Laparoskopi (kapalı) yöntemiyle tüp ligasyonu:
Laparoskopik ameliyat yönteminde karından ve göbekten sadece deliklerden sokulan kamera ve aletlerle işlem yapılır. Karına sezaryen kesisi şeklinde kesi yapılmaz sadece 1-2 adet küçük delik bulunur. Bu nedenle ameliyat sonrası iyileşme kolay olur ve ağrı az olur. Ameliyat yapıldıktan sonra bir gün içerisinde hasta taburcu edilebilir. Laparoskopi yöteminde tüpler orta bölgesinden koterize edilerek (yakılarak) işlem yapılır, tüp uçarı klipslenebilir.

Açık ameliyatla tüp ligasyonu:

Kelliğe kök hücre kalkanı

Saç dökülmesi, günümüzde erkekler kadar kadınların da sorunu. Saç kaybını gideren alternatif tedavi yöntemleri kullanılıyor, ancak dökülmeyi önlemek veya durdurmak da önemli. Bu amaca hizmet eden yöntemlerden biri de PRP yani kök hücreyle tedavi.

Günümüzde erkekler kadar kadınların da canını sıkan saç dökülmesi sık rastlanan sağlık sorunları arasında. Uzmanlara göre bazı yöntemlerle dökülmenin önüne geçmek mümkün. Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Belma Bayraktar, bu yöntemlerden birinin de PRP, yani Platelet Rich Plazma olduğunu söylüyor. Dr. Bayraktar, saç dökülmesine neden olan faktörleri, "Antidepresanlar, kan sulandırıcı, tansiyon ve mantar ilaçları saç dökülmesine neden olabiliyor. Eğer kişi ilacı kullanmayı keserse dökülme de sona eriyor. Tiroid hastalığı saç dökülmesine yol açıyor. Tek tip beslenmeye dayanan, çok düşük kalori alınan durumlarda saç dökülmeleri olabiliyor. Bu diyetler folik asit, B vitamini, çinko, biyotin eksikliği gibi vitamin eksikliklerine neden olduklarından dolayı saçlar kaybediliyor" şeklinde özetliyor.

Kışın eve kapanmak reflü nedeni!

Havaların soğumasıyla birlikte evde geçirilen sürenin artması ve yeme alışkanlıklarının değişmesi mide rahatsızlıklarına neden oluyor. Prof. Dr. Songür; aşırı portakal tüketiminin, abur cuburların ve sigaranın reflüyü tetiklediğini söylüyor.

Göğüste yanma, ağıza acı-ekşi su gelmesi gibi belirtilerle kendini gösteren reflüye; kış aylarında TV karşısında fazla zaman geçirilmesi ve dolayısıyla fazla abur cubur tüketilmesi nedeniyle sık rastlanıyor. Memorial Şişli Hastanesi Gastroentroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Yıldıran Songür, kış aylarında mideyi koruyacak önerilerde bulundu:

NE YEDİĞİN DEĞİL NE ZAMAN YEDİĞİN ÖNEMLİ

Sinüzitin etkileri kışın daha çok hissediliyor

Dünyada ve ülkemizde çok sayıda insanı etkileyen ve yaygın bir sağlık problemi olan sinüzit; özellikle kış aylarında hayatı kabusa çevirmektedir. Hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen sinüzit için günümüzde pek çok tedavi yöntemi uygulanmaktadır.

HERKESTE GÖRÜLEBİLİR

Uyuklama hastalığının tedavisi bulunamıyor

Afrika’nın açlıkla mücadele eden ülkelerinden Uganda’da, 2009 yılında baş gösteren esrarengiz bir hastalık binlerce çocuğun hayatını mahvediyor.

Uzmanların “uyuklama hastalığı” adını verdiği rahatsızlık, çocukların çok ağır nöbetler geçirmesine ve her nöbetin ardından giderek duyularını yitirmelerine ve dış dünyaya tepkisiz hale gelmelerine neden oluyor. Uyuklama hastalığının kurbanı çocuklar bir nevi ‘zombilere’ dönerken, konuşma yetilerini yitiriyor, kendi başlarına hiçbir ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geliyor, başıboş bir halde amaçsızca dolanmaya başlıyorlar.

Şuurlarını kaybetmiş bir halde gezinen çocuklar nehirlere düşerek boğuluyor veya boş arazilerde yangın çıkararak yanıp ölüyorlar. Aileler, hiçbir şekilde iletişim kuramadıkları çocuklarını evi terk ederken iplerle bağlamak zorunda kalıyor. Doktorlar, henüz hastalığa nedenini bile kesinleştirebilmiş değil.

Karaciğer kanserine 'boncuk' darbesi

Karaciğer kanserinde yeni kullanılan 'therasphere' yöntemi, radyoaktif izotoplar içeren milyonlarca küçük cam boncuğun kanseri besleyen damarlara verilmesiyle tedavide başarı sağlıyor.

2010 yılı sonunda ilk kez Ankara'da uygulanmaya başlayan bu yöntem, bugün ülke genelinde, çeşitli özel ve devlet hastanelerinde 80'den fazla hastaya uygulandı.

Dünya genelinde 16 ülkede mevcut yöntemin, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde yapılan Therasphere uygulamalarında, primer (birincil) karaciğer kanserinde tümörün tamamen kaybolması ve kısmi başarı oranı yüzde 63 olarak belirlendi.

Bu tedavi yöntemi, Türkiye'de hem bir primer karaciğer kanseri türü olan ''hepatoselüler karsinom''un, hem de metastatik karaciğer kanserinde onaylanarak kullanılmaya başlandı.

Artık tırnakları uzuyor

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde aynı anda çift kol ve bacak nakli yapılan, ancak nakil bacağı kılcal damarlarındaki sorun nedeniyle bir gün sonra alınan Atilla Kavdır, 25 günün sonunda dün akşam yoğun bakım servisinden normal servise alındı.

AÜ Tıp Fakülkesi Anasteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı, Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Ramazanoğlu, hastanın ilk 72 saatte sürekli kan kaybettiğini söyleyerek "İlk 1- 2 günde hastayı neredeyse kaybediyorduk" dedi.

Topa vururken uyuyakalıyor

Dünyada çok az insanda rastlanan ve sürekli ve ani uykuyla kendini gösteren narkolepsi hastalığına yakalanan yedi yaşındaki çocuk çok sevdiği futbol sırasında topa vururken dahi uyuyakalıyor.

Daily Mail’in haberine göre, İngiltere’nin Birmingham kentinden yaşayan yedi yaşındaki Reece Williams ortalama her üç bin kişiden birinde görülen narkolepsi hastalığına yakalandı.

Doktorların başlarda çocuğunun ender rastlanan bir virüsten dolayı aşırı uyuduğunu düşündüğünü söyleyen anne Chantelle Burows, ancak çektiği videoların gösterdikten sonra doktorların narkolepsi teşhisi koyduğunu belirtti.

Küçük Reece, çoğunlukla ani kas zayıflaması katalepsi ile birlikte ortaya çıkan narkolepsi yüzünden günde ortalama 25 kez aniden uykuya dalıyor ve günün yaklaşık 23 saatini uyuyarak geçiriyor. Reece çok sevdiği topla oynarken dahi, daha topa vuramadan uyuyakalıyor.

‘Avucumda bir kalp atıyor’

“Elime bir kalp alıyorum, avucumun içinde çarpıyor. Sonra onu bir insanın göğüs kafesine yerleştiriyorum. Bunu benim ellerim yapıyor ama arkamda görülmeyen bir el, ilahi bir güç var.” Bu sözler, avucunda atan kalplerle hayatın akışını değiştiren, Türkiye’de kalp nakli yapan ilk kadın cerrah Doç. Serap Aykut Aka’ya ait.

Cilt lekelerinden kurtulma tüyoları

Güzelliğinizi gölgeleyen cilt lekelerini silmede; dermatologların önerdiği medikal tedavinin yanı sıra makyaj hilelerinden de yararlanabilirsiniz.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Can Cengiz, kadınların güzelliğini gölgeleyen cilt lekeleriyle ilgili şu bilgileri verdi:

Panik atağı engelleyen burun spreyi geliştirildi

Alman Max Planck Enstitüsü uzmanları, beynin panik atak ve korku yapan bölgesinde etkili olan bir burun spreyi geliştirdi.

Kısa süre önce bulunan "Neuropeptid S" (NPS) adlı etken maddeyi içeren sprey, beyinde korku ve panik atağın oluşmasına yol açan bölgeye etki ediyor.

Görülme sıklığı hayli fazla olan panik atak bozukluğu; yoğun korku, kaygı ve endişe karışımı nöbetlerin yaşanmasına yol açan bir hastalık. Nöbet sırasında kalp çarpıntısı, ellerde titreme ve ağız kuruluğu gibi belirtiler veriyor.

Araştırmayı yöneten Ulrike Scmidt fareler üzerindeki deneylerin başarılı sonuçlar verdiğini belirterek sprey hakkında şunları söyledi:

İçeriği paylaş